10 Haziran 2013 Pazartesi

Yağsan Ömrüme Aşk Gibi

                                                               Resim:Sanat Durağı

Yağsan Ömrüme Aşk Gibi

Umudun dar sapaklarından düze iniyor âşıklar
Ereğini yitirmiş bir eşkıya kahkahası dağlarımda 
Her düş kendi masalına tutunarak mayalanır aşka
Anlamsız bir denklemin namlusu parlarken güneşte.

Susup bir gün savağının koyu gölgesine uzanarak
Kanamalı bir düşün içinde tutunmak senli günlere
Islanmış bir mevsim artığına sevda çulunu sererek
Dudaklarındaki maviş denizlerde boğulmak seninle.

Usulca içime sızan karanlık gibi saçlarına dokunmak 
Sırrımı güneşten önce gül dallarına asarak kurutmak
Sen uyanmadan heybemdeki sabrı nehirlere salmak
Kirpiğindeki o öldüren gizemle yüreğini kucaklamak.

Yağmurlar yağıyor parmaklarımdaki kör hücrelere 
Usul usul bir sevdanın irini akıyor talan şehirlerime
Yağsan ömrüme aşk gibi, karışsan ah mevsimlerime
Yaşasam seni, şu kahırlı ömrün kıraç mezralarında.

Düğümlendikçe boğazıma, sana yutkunmak sabırla
Yoksul düşlerimin yol ayrımlarında pusulam olsan
Uzak bir yolculuğa sarsam seni, yokluğuna sarılsam
Her gece sayıklamalı bir düş gibi içinde soyunsam.

Bu kış da üşümesin kanatların, konuver pencereme
Aşkın duvarındaki nem gibi çevir yüreğini gözlerime
Muştulu yalnızlıkla doğsun seherler, anı ol çerçevemde
Damarlarımdaki aşk gibi dolaşmalıyım kadın cennetinde.

Şiir: Selahattin Yetgin

Düşlerin Haritasını Çiz Bana

Resim:Sanat Durağı

Düşlerin Haritasını Çiz Bana


Düşlerin haritasını çiz bana
Kanatlarına tutunarak 
Çok uzaklara gidebileceğimiz
Yerler olsun sayfalarında
Bir mutluluk adası göster bana
Sevdana kapılarak menziller aşabileceğimiz
Sonsuzluk olsun aşk yolculuğumuzda.

Saçlarımı uçuşturan asi rüzgâra yalvarsam
Kokunu getirsin diye
Sevdanı getirsin diye

El açsam gönlümü üşüten yele
Karşılasan beni güneşin hiç batmadığı yerlerde
Gelsen yılların satır aralarından çıkarak,
Mavi bulutların üzerinde beni beklesen
Sızsan gülüşünün nidasıyla içime
Dudağımdaki özlem türküleriyle

Kendi mızrabımla aşkın türkülerini çalsam. 

Her gece yalnızlığımı örterim sensizsem üzerime
Önce sana doğan güneşi aşırırım kırık saçlarımdan
Cakasız ölümlerin mezarlarından bana gelir aşk
Alevler sarar dört yanımı söner yüreğimdeki ateş
Ruhumun avurtlarını çürütür mor üşümüşlük
Gövdemin derinlerine inen yalnızlık ezgisiyle
Açsana kollarını sevdalına
Bir gün denizler kırar kabuklarını elbet
İklimler nazara gelir
Ve işte o zaman gülüm
Ben sana eririm.



Kırılır bir gün kırılmaz sandığın kilitler
Açılır bir gün, açılmaz dediğin tüm şifreler
Bakışlarının kaynaklarından fışkırır buz gibi sular
Gövdemin ölümsüzlük çukurlarına inersin bir başına
Yalanlar kendi gerçeğine sarılır nikotin 
tabakalarında
Kükrer kendi devinimiyle deniz, üşür balıklar
Dalından düşer seni düşündükçe ham meyveler
Sözüm tükenir nasılsa bir gün gül bakışlı yar
İşte o gün ben derinliğime çökerim.

Sen, küflü bir bıçak gibi kanasan da can evimde
Uyansam da gecenin tam ortasında diş ısırığıyla
Düşürsen de hüznüme miadı eskimiş tetikleri
Daralmış bir yüreğim ben asırlardır sensizlikle
Çıkıp gelsen de heyelanlar gibi her gün üzerime
Ödünç aşklar çöplüğünde kaybettim ben ruhumu
Işıklara süpürtüyorum her gece karanlık sokakları
Bırak tırnaklarınla kazmayı seven yüreğimi
Kendi masalında kaybolmuş bir labirentim ben
Kayıp bir hücrede tutukluyum, seninle sevişemem

Desem ki, yeşert unuttuğum tüm mevsimleri
Aşkın sallanan perdelerine sürtün yosmalar gibi
Şu gövdemi kasıp kavuran alevle dol içime
Dola kollarını azgın bir düş havarisi gibi bedenime

Tenimde kalsın dişlerinin izi, hüküm sür gövdemde
At beni kirlenmiş menzillerin yaylı yataklarına
Asırlarca aşk sultanım ol, ezberleyeyim her zerreni
Terli buluşmaların inleyişleriyle sular bassın ülkemi
Yabani bir meyve gibi bursun dilin dilimi
Senle tamamlanayım öpüşlerindeki efsunlu izlerle
Avuçlarımla doldurayım kadın coşkularının kefelerini
Seninle bitireyim ruhumdaki isyan hareketlerini.

Şiir: Selahattin Yetgin